| | Üretsiz Blog oluştur

benni

KARABAŞ OTU

KARABAŞ OTU ÇAYI: Bir bardak kaynamış suya, bir tatlı kaşığı karabaş otu atılır, 2-3 dk. demlenmesinin ardından süzülür ve içilir. Akşamları içilmesi tavsiye edilir. Başka bir tarife göre de en fazla  3 dakika kaynatılır. Gün aşırı içilmelidir. Sigarayı bırakmak için; eğer dışarıda iseniz, karabaş oyunun saplarını, canınız sigara istediğinde çiğneyebilirsiniz.

UYARI: Yağının dâhilen yüksek miktarlarda alınması zararlıdır. Hamilelerin kullanması önerilmez. Çayının fazla miktarda içilmesi kusturucu olabilir.  

YARARLARI:Balgam söktürücü özelliği vardır.İdrar yolları enfeksiyonlarında kullanılır.Egzama yaralarında yararlıdır.
Sinir ve kalp kuvvetlendirici olarak yarar sağlar.
Ağrı kesici özelliği bulunur.
Sinüzit rahatsızlığında kullanılır.
Beyin tümörlerinde yararlıdır.
Akciğer ve kan kanserlerinde kullanılabilir.
Sinirsel baş ağrılarına ve uykusuzluğa iyi gelir.
Uykuya geçememe durumlarında işe yarar.
Yüksek tansiyona faydalıdır.
Kan dolaşımı bozukluğunda kullanılır.
İç huzursuzluğa iyi gelir.
Astım bronşit gibi hastalıklarda kullanılır. İçeriğindeki hücre bölünmelerini engelleyen peril alkol ile kansere karşı koruyucu ve tümör yok edici özelliklere sahiptir.

Akciğer ve kan kanseri ve beyin tümörlerinin ilerlemesinde geciktirir; prostat, pankreas, barsak ve meme tümörlerine karşı da iyi gelir.
Yorgunluk için birebirdir.

Romatizmal ağrılarda kullanılır.
Kanı sulandırmak için kullanılır.

 

ÇİN' DEN İTHAL EDİLEN SÜT TOZU KAYNAKLI ZEHİRLENMELER

 Birçok ünlü yiyecek firmasının ürünlerinde Çin’den alınmış süt tozlarını kullandığını gazetelerde okuduk. Sağlığımız dolayısıyla bunlarla beslenerek büyüyen geleceğimiz tehlikede! 
1. Zehirlenmiş süt gerçekte nedir?
“MELAMİN” ile karıştırılmış süt tozudurMelamin nerelerde kullanılır?Melamin kapların üretiminde kullanılan endüstriyel bir kimyasal maddedir. Ayrıca ev dekorasyonunda kullanılır.
Örn: 'Dayanıklı dolap üretimi'
MELAMİN ENDÜSTRİ ÜRÜNLERİNİN ÜRETİMİNDE KULLANILIR.

(YEMEK İÇİN DEĞİLDİR
)
 2. Süt tozunun içine Melamin neden eklenir?
         Sütün içindeki en önemli besin maddesi proteindir. 
         Protein miktarının hesaplanmasında esas olarak alınan “NİTROJEN” i Melamin  bol miktarda içermektedir.
         İş adamlarının kârını daha fazla artırır.
         Sütten ucuz olduğu için süte, süt yerine Melamin eklenmesi üretim maliyetini düşürmektedir.
     
Melamin aşağıdaki gibi görünmekte Kendine özgü bir kokusu olmadığından içilirken tadından fark edilmez.
  
3. Ne zaman keşfedildi?
Yıl 2007.  Amerika’da,  kedi ve köpeklerinin ani ölümü üzerine yapılan araştırma sonucu, Çin’den ithal edilen hayvan mamaları içerisinde melamin bulundu.
Çin’de 2008’den itibaren bebeklerde böbrek taşı görülme vakalarında olağanüstü bir artış tespit edildi.Ağustos 2008’de, Çin markası olan, ** süt tozu’ nda” melamin testleri pozitif olarak bulundu. Eylül 2008. 
Yeni Zellanda Hükümeti Çin’den bu problemin araştırılmasını istedi.  
21 Eylül 2008 Tayvan birçok gıda üründe Melamin testi uyguladı.  
  
4. Melamin sindirildiğinde ne olur?  
         Melamin böbreklerin içinde birikir ve kanalların tıkayan taşlar oluşturur.
         Ağrı kaçınılmazdır ve kişi idrarını yapamaz hale gelir.  Sonuçta böbrekler şişer.
         Bu taşlar ameliyat ile alınabilmesine rağmen, böbreklerde geri döndürülemez hasarlar bırakır. 
         Böbrek fonksiyonlarının yitirilmesine sebep olarak kişinin kanının temizlenmesi için diyalize ihtiyaç duyulur.  
         Yada uremia nedeni ile ölüme sebebiyet verir.
5. Diyaliz nedir?
         Aslında “kanın temizlenmesi”  olarak tanımlanabilir.   Gerçekte vücudun bütün kanı makineler tarafından filtrelenip temizlenerek geri vücuda verilmesidir.   
         Bütün bu işlemler 4 saati bulur ve hayatının geri kalan süresince her 3 günde bir diyalize girmesi zorunludur. 
Diyalizde Katheter yerleştirilmesi için kolda, aşağıdaki gibi küçük bir delik açılması gerekir.
.  
6. Bebeklerde melamin alınması neden daha ciddidir?

Bebeklerin böbrekleri çok küçüktür ve bol miktarda süt içerler.
Resimde diyalize giren bir bebek görülmekte
         Halihazırda Çin’de 13000 bebek bu sebepten hastanelerde. 
         Melamin kontaminasyonunun en kötü tarafı insanın ne kadar aldığının önemli olmamasıdır.  
         Önemli olan nokta melamin “yenilemez!”
    
         Çin’den gelen süt ve süt ürünleri asla tüketilmemelidir.   
         Hatırlatma: Kremalı ve sütlü gıdalardan kaçınılmalıdır.
         Yukardaki gıdalardan en az 6 ay uzak durun.
         Eğer restoranınız, cafeniz varsa; bir süreliğine süt ürünleri satmayın.
         Eğer evde bebek varsa; anne sütüne geri dönün yada uygun başka bir alternatif bulun. 
         Sonuç olarak, bu bilgileri arkadaşlarınızla paylaşın ve onlarında sütteki melamin zehiri hakkında bilgilenmesini sağlayın.

ATIŞTIRMALIK SORULAR

 :shock:  Bir Alman, bir İngiliz bir de Temel dayanıklılık testine katılmaya karar vermişler. Bunlara bir şifre veriliyor, ne kadar zulüm görürlerse görsünler söylemeyecekler. Alman' dan başlarlar elektrikli sandalyeye oturttururlar ve dayanamayarak şifreyi söyler. İngiliz’ e sıra gelir önce elektrikli sandalye ardından tırnak sökme derken oda dayanamayıp şifreyi söyler sıra Temel’e gelir bütün işkencelere cevap vermez bunu dışarıdan izlenecek bir odaya koyarlar oradan temel kendini duvardan duvara vurup duruyormuş acaba neden?

:wink: Bir oduncu ormana odun kesmeye gidiyormuş. Yolda giderken karnı acıkmış. Yiyeceklerini çıkartıp yemiş. Ormana vardığında baltasını yemek yediği yerde unuttuğunu hatırlamış. Ama odunları kolayca kesmiş. Nasıl kesmiş? 

:roll: Öyle bir kelime söyleyin ki, bu kelimeyi oluşturan harflerden birini alfabede onu takip eden harfle değiştirdiğimizde bu kelimenin zıttını elde edelim. 

 :| İçi su dolu üç bardağı yan yana diziyorsunuz, aynı hizaya içleri boş üç bardak koyuyorsunuz, yani bardakların sırası şöyle oluyor: Dolu, dolu, dolu, boş, boş, boş. Yalnız bir bardağı yerinden oynatarak öyle bir değişiklik yapın ki bardaklar dolu, boş, dolu, boş, dolu, boş şeklinde sıralansın.

8)  4 tane 1 rakamı kullanarak elde edilebilecek en büyük sayı nedir?   

:? Yağmurlu bir günde bir evde cinayet gerçekleşmiş ölen kadının kocası cinayeti kimin yaptığını araştırıyormuş mutfakta çalışanlara sormuş onlar bıçakları temizliyorduk demişler, şoföre sormuş o da tabancayı temizliyorum demiş bahçıvana sormuş ben de çiçekleri suluyordum demiş sizce bu cinayeti kim işlemiş olabilir?   

CEVAPLAR

:grin: Şifreyi unutmuş. 

:grin: Bal tasını unutmuş, oysa baltası yanındaymış.

:grin: Yarar -  zarar 

:grin: 2.su dolu bardağı alıp 2.boş bardağa doldur sonra bardakları aynı yere koyarız 

:grin: 11üstü 11 

:grin: Yağmurlu günde çiçek sulanmaz

ÖRÜMCEK AĞLARI

Örümcekler günümüz teknolojisinin bile çözemediği inanılmaz canlılardır. Örümcek ağının çok özel nitelikleri olan sağlamlık ve esneklik bugüne kadar taklit edilemedi. Aynı çaptaki bir çelik telden iki kat daha güçlü olan bu doku ne kadar çekilirse çekilsin orjinal durumuna dönecek kadar esnektir.


Örümcek ağları kendine yüksek hızla çarpan nesneleri yırtılmadan esneyerek frenler. Tekrar gerisin geriye yaylanmadığından nesne ters yöne fırlamaz, yapışır kalır. Örümcek ağının esneme kapasitesi bugün yapay olarak üretilmiş en iyi telin neredeyse dört katıdır.
Bu maddeyi yapay olarak elde etmeyi hala başaramayan bilim insanlarının örümcek çiftliği kurup, örümcekleri sağarak, ipliklerini aldıklarını biliyor muydunuz?

Yaklaşık 2.5 santimetre boyundaki bu örümceklerden günde hayvan başına 320 metre (yaklaşık 3-5 gram) iplik elde ediliyor ve bu iplikler ABD ordusuna kurşun geçirmez yelek yapmada kullanılıyor.


Dünyada 34 bin örümcek cinsi tepit edilmiştir. Yani her cins örümcek farklı özellikler taşır. Örümceklerin hepsinde zehir bezleri vardır, ama karadul örümceği, kahverengi örümcek gibi çok az türü insana zarar verebilir. Dünyanın en büyük örümceği ise Güney Amerika'nın kuzey kısmında yaşayan “Goliath Trantula” isimli dev örümcektir. Erkeğinin bacağının boyu 25 santimetreyi bulur. Kurbağaları, kertenkeleleri, fareleri ve hatta küçük yılanları yakalayıp yiyecek kadar güçlüdür.


Örümcekler, diğer böceklerden farklı olarak sekiz bacağa ve sekiz göze sahiptirler. Büyüme safhasında bir bacak kırılırsa yerine yenisi gelebilir. Vücutları iki parça olup arka kısmındaki bezlerden ağ üretimi başlar, buradaki çok ince deliklerden sıvı ve damlalar halinde verilen ağ malzemesi dışarı çıkar çıkmaz donar.


Örümcek ağının her tarafı yapıştırıcı değildir. Kurban ağa yakalanınca yapışkan kısmı bildiklerinden kendileri de ağa yakalanmadan onun yanına kadar giderler. Örümcek ağını amacına göre farklı şekillerde örer. Ağdaki ipliklerin de cinsleri yerlerine göre farklıdır. Yumurtaların sarmalanması için ürettiği yumuşak iplik onu aynı zamanda bir uçurtma gibi uçurabilir. Ağın ana yapısı, dairesel kısımları, avı yakalayacak kısmı için elastikiyetleri ve sağlamlıkları farklı ipler üretir.


Örümceklerin birçok türünde erkeğine göre 4 - 5 kat büyük olan dişinin çiftleştikten sonra erkeğini yediği doğrudur. Ancak bu erkeklerin bir gecelik zevk uğruna katlandıkları bir sonuç değil, kendi nesillerini devam ettirebilmek, kendi evlatlarını üretebilmek için kendilerini dişiye kurban etmeleridir. 

Eti Tuzda Saklama

 
  Yazdır E-posta
Eti tuzlamak insanlık tarihinde bilinen en eski muhafaza metodudur. Arkeolojik kazılarda bu usulün taş devrinde bile bilindiğine dair bulgular elde edilmiş, hatta Çin'de bu konuda MÖ 2000 yıllarına dayanan kayıtlar bulunmuştur. Romalılar eti, balığı, zeytini, karidesi ve peyniri tuzlayarak saklıyorlarlarmış. Eski Mısır'da da ölülerin vücutları bozulmamaları için tuzla kaplanıyormuş.

Tuz, suyu çok seven bir kimyasal olduğundan, yiyecekteki suyu emerek, bakterilerin gelişmek için muhtaç oldukları nemli ortamı ortadan kaldırarak, bakterilerin yiyeceği bozmalarını önler. Aynı zamanda bu bakterilerin kendisini de öldürür. Günümüzde eti muhafaza etmek için tuza kuvvetli bir bakteri düşmanı olan 'potasyum nitrat' da ilave edilir.

Aslında tuzlama bir tür pişirmedir. Et ve balığı tuzladığımızda aynen onları pişirmişiz gibi kimyasal bir reaksiyon oluşur. Tuzlanan ette proteinler gevşer ve çözünür ki, bu, et ısıtıldığında olan olay ile aynıdır.

UBAR ( KUMLARIN ATLANTİSİ )

Ünlü baharatları yüzünden döneminin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Ubar, İskenderiye, Şam ve Kudüs’e yapılan seferlerle çölün ortasında filizlenmiş ve bir gün ansızın ortadan kaybolmuştu.

Söylentilere göre şehirde baş gösteren sapkınlık sonucu Yaradan’ın gazabına uğramışlardı. Kur’an-ı Kerim’de, Binbir Gece Masalları’nda ve dilden dile aktarılan hikâyelerde bahsi geçen bu gizemli şehir, kaşiflerin ve arkeologların listesinde her zaman bir numara oldu. Kim burayla ilgilendiyse çölde kayboldu. Ubar’dan haber alınamadı. Ve şehir, efsanelerin dinginliğine terk edildi… Ta ki, belgesel yapımcısı ve maceraperest Nicholas Clapp, NASA’dan jeolog Dr. Ronald Blom, kariyerinin doruklarındaki arkeolog Dr. Juris Zarins ve Guinness Rekorlar Kitabı’na göre ‘yaşayan en başarılı kaşif’ olarak isimlendirilen Sir Ranulph Fiennes’den oluşan ekip bir araya gelene kadar. Turkuaz, gelişmiş uzay teknolojisini de kullanan ekibin 90’lı yılların başında Ubar’ı ya da Kur’an’da yer alan adı ile İrem’i keşfetmelerinin izini sürdü.

Uzay mekiği Challenger, rutin mekik uçuşlarından birini gerçekleştiriyordu. Mürettebat dünyanın etrafındaki 95. turlarını tamamlamış, kendilerinden beklenen deneyleri tamamlamıştı. 96. dönüş öncesi mekiğin koordinatları değiştirildi, yeni değerler bilgisayara girildi. Yeni dönüş çizgisi, Arabistan Yarımadası’nın ucundaki Umman üzerinden geçiyordu. Mekiğin bu kez, öncekilerden çok farklı bir hedefi vardı. Kur’an’da, Arap edebiyatında, Yunan ve eski Roma kaynaklarında bahsi geçen efsanevi kent Ubar’ın yerini tespit etmeye çalışacaktı. Bundan önce de sayısız maceracı, arkeolog ve de yağmacı, Ubar’ı gün yüzüne çıkarmaya niyetlenmiş; ama hepsinin eli böğründe kalmıştı. Neredeyse Ubar için, ‘boşuna uğraşıyoruz, bu sadece bir efsane’ kanaati yerleşiyordu ki, uzay teknolojisi imdada yetişti. Ubar’a dair ciddi bulgular olduğuna kanaat getiren ve anlatılanlardan etkilenen NASA’daki bilim adamları, mekiğin rotasının değiştirilmesine onay verdi. Rub al Khali olarak bilinen noktanın üzerine gelen mekik, kumların altında yatanları daha iyi gösterecek güce sahip radar sinyallerini hedefine yolladı. NASA’nın Jet Propulsion laboratuvarına yollanan fotoğraflara, aynı nokta üzerinden geçen diğer iki uydudan çekilen görüntüler de eklendi. Veriler masaya yatırıldı. Bilgisayarda zenginleştirildi ve manzara netleşti. Birtakım jeolojik düzensizlikler göze çarpıyordu. Soluklar tutuldu ve karara varıldı: ‘Beyler, Ubar’ı bulduk!..’

Ubar’ı bulan ekip de bir macera filminin castinde rol alsa sırıtmayacak nitelikteydi. Ekibin başı olan Juris Zarins, 1945 doğumlu bir Alman’dı. Amerika’da büyümüş, ülkenin önde gelen arkeologlarından biri olmuştu. Suudi Arabistan Krallığı antika bölümlerine arkeoloji danışmanlığı yaptığı yıllarda Suudi Arabistan, Mısır, Umman ve Yemen’de sayısız arkeoloji çalışmalarında bulunmuş, Ubar söylentileriyle o dönemde tanışmıştı. Kendisinden önce yola çıkanlar 1930, 1947 ve 1953’te hayal kırıklığına uğramış, seferden elleri boş dönmüştü. 1992’de Ubar’ın uzay teknolojisinin de yardımıyla ortaya çıkarılması, oldukça ses getirmiş, aynı zamanda Discover, Time ve Newsweek tarafından o yılın en çok ses getiren 10 buluşundan biri olarak gösterilmişti. 5 Şubat 1992’de, vaktiyle Arabistanlı Lawrence tarafından ‘Kumların Atlantis’i olarak tanımlanan, Kur’an-ı Kerim’de de ‘Kuleler Şehri’ olarak isimlendirilen efsanevi Ubar şehrinin kalıntılarının bulunduğu ilan edildiğinde, arkeoloji dünyasının gündemine bomba gibi düşen bu olay, aynı zamanda dünya kamuoyunu da bir süre meşgul etmişti. İlk kez, uzay teknolojisi, dinî kaynaklı bir iddianın gerçekliğini araştırmak için devreye girmiş, sıkı elemanlardan oluşan bir kadroyla yapılan expedisyon sonucu da varlığı ve yokluğuna dönük söylentilerle bir muamma topuna dönüşen Ubar’dan artakalanlara ulaşılmıştı. Araştırmacılara göre Ubar, tarihte bilinen ilk reçine ve tütsü üretim merkezlerinden biriydi. Yıkıntılara ulaşılabilmesi için şiddetli kum fırtınaları ve ölümcül çöl yılanları ile mücadele etmek zorunda kalan ekip, Ubar’ın sekizgen kulelerinden ve 15 metreye varan sur duvarlarından artakalan yıkıntılara ulaştıklarında, tarih ile teknolojiyi harmanlamanın ödülünü alıyorlardı.

Ekibin dişli üyelerinden, San Diego Üniversitesi Jeoloji Bölümü’nden ve aynı zamanda NASA’ya bağlı Jet Propulsion Laboratuvarı’nda da görevli Jeoloji Profesörü Ronald Blom’a göre, Ubar’ı, uzay mekiğinin desteğiyle bulmuşlardı. Blom, ‘Challenger’daki radarlar ve optik kameralar tarafından çekilen ve bizim ‘false colour’ dediğimiz teknikle analiz edilen resimlerde göze çarpan antik çöl yollarını takip ederek şehre ulaştık.’ derken, konuyla ilgili araştırmaları bulunan din alimi Abdullah Yusuf Ali ise Ubar’ın Kur’an’da bahsi geçen İrem şehri olduğunu söylüyor. Ali’ye göre İrem, Ad kavminin başkentiydi. Zaten keşiften çok öncesinde de İngiliz araştırmacı Bertram Thomas’ın 1932’de kaleme aldığı ‘Arabia Felix’ isimli eserde de İrem’e atıfta bulunuluyordu. Thomas da İrem ile oldukça ilgilenmiş, hatta bölgedeki Arapların kendisine gösterdiği patika izlerinden hareketle İrem’in yerini tespit ettiğini iddia etmişti. Araştırmalarını tamamlayamadan ölünce, İrem de onunla birlikte tarihin sandukasında beklemeye bırakıldı. Ta ki, maceracı Clapp, hadiseye el atana kadar. İrem’i bulma fikri ilk olarak, 1981’de Los Angeles’lı belgesel yapımcısı; ama daha da önemlisi bir maceraperest olan Nicholas Clapp’in aklına düşmüştü. Arap tarihinin gizemli sayfalarına ilgisini hiç saklamayan Clapp, Thomas’ın izinden giderek kayıp şehri bulmayı kafaya koyduğunda, ekibini toparlamaya soyundu. Thomas’ın yazdıklarını inceleyen Clapp de kitapta bahsedilen bu kayıp şehrin varlığına inanmıştı; ama bir türlü bulunamıyordu. ‘O halde büyük resmi görmek için, daha da yukarılardan bir yerlerden bakmalıydık diye düşündüm ve aklıma NASA geldi.’ diyen Clapp, uzun bir uğraşıdan sonra uzay mekiğinden bu bölgenin resimlerinin çekilmesi için gereken izinleri aldı. ‘Her halükarda elimizdekileri güçlendirecek tarihî vesikalara da ihtiyaç vardı.’ diyen macera tutkunu Clapp, soluğu Californiya’daki Huntington Kütüphanesi’nde aldı. Kısa bir araştırmadan sonra ünlü coğrafyacı Batlamyus tarafından MS 200 yılında çizilmiş bir harita geçti eline. Harita, söz konusu bölgedeki eski bir şehrin yerini ve bu şehre giden yolları gösteriyordu. Mekiğin çektiği fotoğraflar da gelmişti. ‘Uzaktan algılama’ tekniği ile çekilen fotoğraflarda yerden çıplak gözle görülmesi mümkün olmayan; ancak havadan net olarak görülebilen bazı yol izleri bariz şekilde görünüyor, hem haritadaki hem de uzaydan çekilen fotoğraflarda görülen yollar birbirleriyle kesişiyorlardı. Kesişen noktalarda kazılar başlayınca, ‘Kumların Atlantis’i Ubar’ da ortaya çıkıyordu.

Her ne kadar bazı arkeoloji çevreleri, Ubar’ın sadece bir efsaneden ibaret olduğunu savunsa da Zarins kendinden emin bir şekilde, ‘Klasik metinlere ve Arap tarihi kaynaklarına bakarsanız Ubar, bazılarının iddia ettiği gibi, sadece bir şehre değil, bir kavme, insanlar topluluğuna ve bölgeye verilen isim. İtiraz edenler bu noktayı ıskalıyor.’ diyor ve ekliyor: ‘Ubar vardı ve biz de onu bulduk!’

‘NASA bulmadı, biz bulduk!’

Sir Ranulph Fiennes’ göre, kazı ekibinin NASA’yı ikna etmesi çok uzun sürmüş. ‘Biz üç aşağı beş yukarı şehri bulmuştuk ki; ancak mekiği üzerimizden uçurmaya ikna oldular. Evet, geldiler. En azından çektikleri fotoğraflar emin olmamızı sağladı, kazı yapacağımız alanları azalttı; ama asıl işi biz yaptık!’ diyen Sir, New York Times’ı da suçluyor, ‘Başarımızı sadece NASA’ya mal ettiler, gerçeği anlatmamıza rağmen haberi de geri çekmediler...’

12 katlı yüksek binaları ile birlikte bütün şehir kumlara gömüldü

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden Abdülbaki Güneş’in ‘Kur’an Kıssaları ve Medeniyetlerin İnşası’ adlı kitabı, türüne ender rastlanacak eserlerden. Eser, Kur’an’da bahsi geçen helak olmuş kavimleri mercek altına alıyor. Güneş, Kur’an’da Ad kavminin, yüksek binalar inşa ettikleri için ‘zatü’l-imad’ yani, ‘yüksek sütun sahibi’ diye nitelendirildiğini söylüyor. Dünyada bu tür binaları ilk defa onlar inşa etmiş. Rivayetlere göre Ad kavminin lideri Şeddad b. Ad, İlahi kitaplarda cennetin niteliklerini okumuş ve benzerini inşa etmeye karar vermiş. Altın, gümüş, yakut vb. değerli maddeleri kullanarak saraylar yaptırmış, her türlü sebze ve meyvenin yetiştiği bahçeler ve bunları sulayacak kanallar inşa ettirmiş. Kur’an; Ad kavminin, ihtişam ve debdebelerinin göstergesi olmaktan öte bir anlam taşımayan yüksek binalar ve anıtlar diktiklerinden söz ediyor. Eğlenme, zevk-ü sefa peşinde koşma, israfa dayalı lüks bir hayatı tercih etme, kısacası hedonist bir yaşam sürmekten başka bir amaç taşımayan bu insanlar, ölüm ötesi hayat için herhangi bir hazırlık içinde olmamışlar. Kur’an’da; Ad kavminin, dünya zevklerine dalıp insanî erdemlerden uzaklaşarak aşağı sosyal katmanlara mensup insanlara zulmettikleri görülüyor. Ayette, kavmin kendisine azap getirecek olan bulutu gördüğü; ancak bunun gerçekte ne olduğunu anlayamadıkları ve bir yağmur bulutu sandıkları belirtilmekte. Çünkü çöl kumunu kaldırarak ilerlemekte olan bir kasırga da uzaktan bir yağmur bulutuna benziyor. Bir kum fırtınasının ilk işareti, kuvvetli rüzgârla savrulan ve yükselmekte olan akımlarla yüzlerce metre yükseğe çıkan kumla dolu bir buluttur. Nitekim Ubar, metrelerce kalınlıktaki bir kum tabakasının altından çıkarıldı. Fransız Ça m’Interesse dergisi aynı tespiti şu ifadeyle bildirir: “Ubar, çıkan bir fırtına neticesinde 12 metre kumun altına gömülmüştü.” Kavmin tüm verimli ekili tarlaları, su kanalları, barajları kumlarla kaplanmış, tüm şehir ve içindekiler diri diri kuma gömülmüşlerdir. Kavim helak edildikten sonra da zamanla genişleyen çöl, bu kavimden hiçbir iz bırakmayacak şekilde üzerlerini örtmüştür. Ubar’ın bugünkü halini gören kimse, bir zamanlar buralarda şanlı ve çok güçlü bir medeniyetin yaşamış olduğunu düşünemez. İçerlerine girmeye kimse cesaret edemiyor. 1943 yılında Bavyeralı bir askerin hatıralarına düştüğü notlar şehrin bugünkü halini anlatması açısından önemli: “Hadramut’un kuzeyde yer yer beyaz kısımları vardı ki eğer onlara bir şey düşerse o kumun içinde mahvolur gider ve tamamen çürürdü. Bedeviler katiyyen oraya gitmeye cesaret edemezler. Buranın kumu âdeta toz gibi çok incedir. Ucuna ip bağlı bir şakülü uzaktan fırlattım. Beş dakika içerisinde hemen kumun içine gömüldü. İpin uç kısmı ise çürümüştü.”

EVLİLİK HAKKINDA

EVLİLİĞİN İLK HAFTASINDA

Damat: Ah! Nihayet rüya gerçek oluyor!!

Gelin: Senden ayrılmamı ister misin?

Damat: Hayır! Bu lafı bir daha asla söyleme!

Gelin:
Sen... Bana aşık mısın?

Damat: Tabikiiiii.

Gelin: Beni terk etmeyi düşünür müsün?

Damat: Tabi ki hayır.

Gelin: Peki bana bir öpücük verir misin?

Damat: Evet hem yüzüne hem gözüne.

Gelin: Peki bana bir gün vuracak mısın?

Damat: Asla! Ben o tür erkeklerden değilim.

Gelin:
Sana güvenebilir miyim?

Damat: Evet.

Gelin: AŞKIM.

v e

EVLİLİĞİN BEŞİNCİ SENESİNDE

lütfen YUKARIDAKİ konuşmayı TERSDEN yani
aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz bu kez !

DÜNYA DİLLERİNDE 'SENİ SEVİYORUM'

 

Afrikaans Ek het jou liefe
Afrikaans Ek is lief vir jou
Albanian te dua
Albanian te dashuroj
Alentejano(Portugal) Gosto De Ti, Porra!
Alsacien Ich hoan dich gear
Amharic Afekrishalehou
Arabic Ana Behibak (to a male)
Arabic Ana Behibek (to a female)
Arabic Ib'n hebbak.
Arabic Ana Ba-heb-bak
Arabic nhebuk
Arabic Ohiboke (male to female)
Arabic Ohiboka (female to male)
Arabic Ohibokoma (male&female to two males or two females)
Arabic Nohiboke (more than one male or female to female)
Arabic Nohiboka (male to male or female to male)
Arabic Nohibokoma (m. to m. or f. to two males or two females)
Arabic Nohibokom (m. to m. or f. to more than two males)
Arabic Nohibokon (m. to m. or f. to more than two females)
Arabic (not standard) Bahibak (female to male)
Arabic (not standard) Bahibik (male to female)
Arabic (not standard) Benhibak (more than one male or female to
male)
Arabic (not standard) Benhibik (male to male or female to female)

Arabic (not standard) Benhibkom (m. to m. or female to more than
one male)
Assamese Moi tomak bhal pau
Basc Nere Maitea
Batak Holong rohangku di ho
Bavarian I mog di narrisch gern
Bengali Ami tomAy bhAlobAshi
Bengali Ami tomake bhalobashi.
Berber Lakh tirikh
Bicol Namumutan ta ka
Bolivian Quechua qanta munani
Bulgarian Obicham te
Burmese chit pa de
Cambodian Bon sro lanh oon
Cambodian kh_nhaum soro_lahn nhee_ah
Canadian French Sh'teme (spoken, sounds like this)
Cantonese Moi oiy neya
Cantonese Ngo oi ney
Catalan T'estim (mallorcan)
Catalan T'estim molt (I love you a lot)
Catalan T'estime (valencian)
Catalan T'estimo (catalonian)
Cebuano Gihigugma ko ikaw.
Chickasaw chiholloli (first "i" nasalized)
Chinese (see the entries for mandarin or cantonese!)
Corsican Ti tengu cara (to female)
Corsican Ti tengu caru (to male)
Croatian LJUBim te
Czech miluji te
Czech MILUJU TE! (colloquial form)
Danish Jeg elsker dig
Dutch Ik hou van jou
Dutch Ik ben verliefd op je
Ecuador Quechua canda munani
English I love you
English I adore you
Esperanto Mi amas vin
Estonian Mina armastan sind
Estonian Ma armastan sind
Farsi Tora dust midaram
Farsi Asheghetam
Farsi (Persian) doostat dAram
Filipino Mahal ka ta
Filipino Iniibig Kita
Finnish Mina" rakastan sinua
Flemish Ik zie oe geerne
French Je t'aime
French Je t'adore
Friesian Ik hald fan dei
Gaelic Ta gra agam ort
German Ich liebe Dich
Greek s'ayapo r
Greek (old) (Ego)
Greenlandic Asavakit
Gujrati Hoon tane pyar karoochhoon.
Hausa Ina sonki
Hawaiian Aloha I'a Au Oe
Hebrew Ani ohev otach (male to female)
Hebrew Ani ohev otcha (male to male)
Hebrew Ani ohevet otach (female to female)
Hebrew Ani ohevet otcha (female to male)
Hindi Mai tumase pyar karata hun (male to female)
Hindi Mai tumase pyar karati hun (female to male)
Hindi Main Tumse Prem Karta Hoon
Hindi Mai Tumhe Pyar Karta Hoon
Hindi Main Tumse Pyar Karta Hoon
Hindi Mai Tumse Peyar Karta Hnu
Hindi Mai tumse pyar karta hoo
Hokkien Wa ai lu
Hopi Nu' umi unangwa'ta
Hungarian Szeretlek
Hungarian Szeretlek te'ged
Icelandic Eg elska thig
Indi Mai Tujhe Pyaar Kartha Ho
Indonesian Saya cinta padamu (Saya, commonly used)
Indonesian Saya cinta kamu ( " )
Indonesian Saya kasih saudari ( " )
Indonesian Aku tjinta padamu (Aku, not often used)
Indonesian Aku cinta padamu ( " )
Indonesian Aku cinta kamu ( " )
Iranian Mahn doostaht doh-rahm
Irish taim i' ngra leat
Italian ti amo (if it's a relationship/lover/spouse)
Italian ti voglio bene (if it's a friend, or relative)
Japanese Kimi o ai ####eru
Japanese Aishiteru
Japanese Chuu ####eyo
Japanese Ora omee no koto ga suki da
Japanese Ore wa omae ga suki da
Japanese Suitonnen
Japanese Sukiyanen
Japanese Sukiyo
Japanese Watashi Wa Anata Ga Suki Desu
Japanese Watashi Wa Anata Wo Aishithe Imasu
Japanese Watakushi-wa anata-wo ai shimasu
Japanese Suki desu
Javanese Kulo tresno
Kannada Naanu Ninnanu Preethisuthene
Kannada Naanu Ninnanu Mohisuthene
Kiswahili Nakupenda
Klingon qabang
Klingon qaparHa' (depends where in the galaxy you are)
Korean No-rul sarang hae (man to woman in casual
Korean Tangsinul sarang ha yo
Korean Tangshin-ul sarang hae-yo
Korean Tangsinul Sarang Ha Yo
Korean Tangshin-i cho-a-yo (i like you, in a romantic
Korean Nanun tangshinul sarang hamnida
Korean Nanun Dangsineul Mucheog Joahapnida
Korean Nanun Dangsineul Saranghapnida
Korean Nanun Gdaega Joa
Korean Nanun Gdaereul Saranghapnida
Korean Nanun Neoreul Saranghanda
Korean Gdaereul Hjanghan Naemaeum Alji
Korean Joahaeyo
Korean Saranghae
Korean Saranghaeyo
Korean Saranghapanida
Lao Koi muk jao
Lao Khoi huk chau
Latin Te amo
Latin Vos amo
Latin (old) (Ego) amo te (ego, for emphasis)
Latvian Es milu tevi (Pronounced "Ess tevy meeloo")
Lebanese Bahibak
Lingala Nalingi yo
Lisbon lingo gramo-te bue', chavalinha
Lithuanian TAVE MYLIU (ta-ve mee-lyu)
Lojban mi do prami
Luo Aheri
Macedonian SAKAM TE!
Madrid lingo Me molas, tronca
Malay Saya cintakan mu
Malay Saya sayangkan mu
Malay/Indonesian Saya sayangkan engkau
Malay/Indonesian Saya cintakan awak
Malayalam Njyaan Ninne' Preetikyunnu
Malayalam Njyaan Ninne' Mohikyunnu.
Malayalam Ngan Ninne Snaehikkunnu
Malaysian Saya Cintamu
Malaysian Saya Sayangmu
Malaysian Saya Cinta Kamu
Mandarin Wo ai ni (Wo3 ai4 ni3 in tonal notation)
Marathi me tujhashi prem karto (male to female)
Marathi me tujhashi prem karte (female to male)
Marathi Mi tuzya var prem karato
Mohawk Konoronhkwa
Navaho Ayor anosh'ni
Ndebele Niyakutanda
Norwegian Eg elskar deg (Nynorsk)
Norwegian Jeg elsker deg (Bokmaal) (pronouncedyai elske dai)
Op Op Lopveop Yopuop
Osetian Aez dae warzyn
Pakistani Mujhe Tumse Muhabbat Hai
Persian Tora dost daram
Pig Latin Ie Ovele Ouye
Polish Kocham Cie
Polish Ja cie kocham
Polish Yacha kocham
Polish Kocham Ciebie
Portuguese Amo-te
Portuguese (brazilian) Eu te amo
Punjabi Mai taunu pyar karda
Punjabi Main Tainu Pyar Karna
Quenya Tye-mela'ne
Romanian Te iu besc
Romanian Te Ador
Russian Ya vas liubliu
Russian Ya tebya liubliu
Russian Ya polubeel s'tebya
Russian (malincaya) Ya Tibieh Lublue
Scot Gaelic Tha gra\dh agam ort
Serbocroatian Volim t
Serbocroatian Ljubim te
Shona Ndinokuda
Sinhalese Mama oyata adarei
Sioux Techihhila
Slovak lubim ta
Slovene ljubim te
Spanish Te quiero
Spanish Te amo
Srilankan Mama Oyata Arderyi
Swahili Naku penda (followed by the person's name)
Swedish Jag a"lskar dig
Swiss-German Ch'ha di ga"rn
Syrian/Lebanese BHEBBEK (to a female)
Syrian/Lebanese BHEBBAK (to a male)
Tagalog Mahal kita
Tahitian Ua Here Vau Ia Oe
Tamil Ni yaanai kaadli karen (You love me)
Tamil n^An unnaik kAthalikkinREn (I love you)
Tamil Naan Unnai Kadalikiren
Tcheque MILUJI TE^
Telugu Neenu ninnu pra'mistu'nnanu
Telugu/india Nenu Ninnu Premistunnanu
Thai Phom Rak Khun (formal, male to female)
Thai Ch'an Rak Khun (formal, female to male)
Thai Khao Raak Thoe (affectionate, sweet, loving)
Thai Phom Rak Khun
Tunisian Ha eh bak *
Turkish Seni seviyorum
Ukrainian ja tebe koKHAju (real true love)
Ukrainian ja vas koKHAju
Ukrainian ja pokoKHAv tebe
Ukrainian ja pokoKHAv vas
Urdu Mujhe tumse mohabbat hai
Urdu Main Tumse Muhabbat Karta Hoon
Vietnamese Em ye^u anh (woman to man)
Vietnamese Toi yeu em
Vietnamese Anh ye^u em (man to woman)
Vlaams Ik hue van ye
Vulcan Wani ra yana ro aisha
Welsh 'Rwy'n dy garu di.
Welsh Yr wyf i yn dy garu di (chwi)
Yiddish Ich libe dich
Yiddish Ich han dich lib
Yiddish Ikh Hob Dikh Lib
Yugoslavian Ya te volim
Zazi Ezhele hezdege (sp?)
Zulu Mena Tanda Wena
Zulu Ngiyakuthanda

ANANASIN FAYDALARI

Değerli mineraller ve vitaminler deposu: örneğin;Pürüzsüz bir cilt için, demir; güçlü saç-tırnak ve cilt için, kalsiyum; sağlıklı cilt ve göz için, vitamin A; hücrelerin çoğalmasını sağladığı için, vitamin B ve cilt deki kollagen oluşumu için vitamin C içeriyor.Protein sindiren ve zayıflamayı sağlayan enzim olan bromelain sayesinde sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, vücutta meydana gelebilecek olan iltihapları ve şişkinlikleri de etkili bir biçimde azaltır. Özellikle sinüzit, bademcik iltihabı, gut hastalığı, mafsal iltihabı ya da yaralanma veya ameliyatlardan sonraki iyileşme dönemlerinde ananasın faydalı olduğu bilinmektedir.Bromelain, vücudun su tutmasını azaltır, iltihapları giderir, Aşırı trombosit yapışkanlığını önlediği için doğal bir kan incelticidir. Ancak bromelainin kan inceltici ilaçlarla beraber kullanılması tavsiye edilmez. Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlar oluşturabilir veya kalp hızını yükseltebilir.
 Ananas, az bulunan bir mineral olan manganezin mükemmel bir kaynağıdır. Anti oksidan koruma sağlar ve bağışıklık sisteminin destekçisidir. Sağlıklı bir diyet meyvesidir.

 Ananas kilo verdirir. Ananas insan vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün vitaminleri ve 16 doğal mineral içerir. Ananasın kilo verdirmedeki sırrı ise zengin suyunda saklıdır. Ananas suyu vücuttaki yağı etkili bir şekilde eritebilir. Dolayısıyla her gün yemekte ananas ya da ananas suyu tüketilebilir. Ancak yemeden önce ananası tuzlu suda yarım saat bekletmek gerekir.

Mide ve bağırsakları temizler. Ananas etin sindirilmesinde yardımcı olabilir. Ananasta bulunan protein mayası, yemeklerdeki proteinleri etkili bir şekilde çözümleyerek mide ve bağırsakları hareketlendirir.Cilt ve saçı güzelleştirir. Ananasın içerdiği zengin B vitamini cildi etkili bir şekilde nemlendirir ve saçı da parlatır. Bunun yanı sıra ananas stresin giderilmesi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine de yardımcı olur.

Tansiyon ve kandaki yağ oranını düşürür. Ananas kan dolaşımını hızlandırarak hem tansiyonu, hem de kandaki yağ oranını düşürmede etkili olabilir. Ananas, vücutta yağ birikimini de önler.

Nezleye karşı birebirdir. Ateş, öksürük ve boğaz ağrısı nezlenin en önemli belirtileridir. Bu durumda, yatakta dinlenmenin yanı sıra bir bardak taze ananas suyu da içilebilir. Çünkü ananas suyu ateşin düşürülmesi ve nefes borusu enfeksiyonunun önlenmesinde de etkilidir. Tıbbi araştırmalara göre, eskiden beri insanlar, boğaz ağrısı ve öksürüğü ananasın içerdiği protein mayasıyla gidermeye çalışmıştır.Beyne giden kan yollarını temizler ve beynin kan dolaşımını arttırır.Ananasın son yapılan araştırmalarda doğal yapısında bulunan bromelain enziminin CCS molekülünü içerdiği ve bunun da kansere karşı insan vücudunun bağışıklık sistemini harekete geçirdiği kanıtlandı. Bromelain, vücuttaki proteinleri ayrıştıran ve sindiren bir enzim olduğundan hazmı kolaylaştırır, mide asidini düzenler. Kemik ve eklemlerdeki kireçlenmeyi önler. Alerjilere karşı korunma sağlar. Ananasın içindeki enzimlerin yağ yakma özelliğinin olması kozmetik sektörünün de bu meyveye olan ilgisini giderek arttırıyor. İdrar söktürücü etkisi nedeniyle vücuttaki toksinlerin atımına yardımcı olduğundan selülit tedavisinde de kullanılıyor.Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur. 

BASİT MATEMATİK SORULARI

1)   Bir Yuvarlak masanın etrafına oturmuş bir gurup arkadaşsınız. Yani her birinizin 2 tane komşusu var. Saat yönünde hareket ettiğimizi var saysak, bir sizden önce bir de sizden sonra. Her birinizde bir miktar birbirinin eşi renkli top var. İlk sırada oturan(saatin 12 noktasında otursun), kendisinden sonraki oyuncudan 1 eksik topa sahip. 2. sıradaki ise 3.den bir eksik topa sahip. Ve böyle devam etsin.  Oyun 1. sıradaki oyuncunun 1 topu sağındakine geçirmesiyle başlıyor. İkinci sıradaki oyuncu üçüncüye 2 top, 3. sıradaki 4'e 3 top geçirerek devam ediyorlar.Oyun, oyunculardan herhangi birisi oyun kuralına uygun topu geçiremediği noktaya kadar devam ediyor. Oyun iki komşuda, biri diğerinin 4 katı topa sahip olduğu noktada sona erdiğine göre, acaba masada kaç kişi oturuyorsunuz ve ilk oyuncu ne kadar topla oynamaya başladı?

Cevap) 2 çözüm var:  oyuncu sayısı 3, ilk oyuncuda 1 top var, 4 kişi 2 top

2) Ciddi hastalığı olan bir matematikçi, sabah 2 akşam 2 hap almaktadır. İki ayrı kutudaki bu hapları birbirinden ayırt etmek imkansızdır. Bir sabah matematikçi A kutusundan bir hap aldıktan sonra bu kutuyu kapatır ve B kutusunu açar. A' dan aldığı hapın olduğu avucuna B' den bir hap almaya çalışırken yanlışlıkla avucuna 2 hap düşer.  Hapları mutlaka alması şarttır. Hapları atıp yerine yenilerini almayı istemez çünkü haplar çok pahalıdır. Her birinden tam 1 adet alması zorunludur yoksa ölecektir.  Biraz düşünen matematikçi işin içinden çıkmanın bir yolunu bulur. Acaba Nasıl?

Cevap) Matematikçi A kabını açar ve avucuna bir tane daha hap daha alır. Böylece iki tane A ve iki tane de B olmak üzere dört tane hapı olur. Matematikçi elindeki hapları ikiye böler, böldüğü her hapın bir eşini boş olan avucuna koyar ve böylece her iki avucunda da bir tam A ve bir tam B olmak üzere iki hap elde eder. Matematikçi bu durumda sağ veya sol avucundaki yarım hapları yutar, kalan yarım hapları da akşam içmek üzere A veya B kutusunda saklar.

3) Sabahleyin mutfağa gittim, ortasından bir karınca kolonisinin geçmekte olduğunu gördüm. "Ne arıyorsunuz burada, ne kadar da çoksunuz?" dedim. İçlerinden birisi kafası kaldırıp: "Sen niye bizim yolumuzun üstüne mutfak kurdun." diye çıkıştı. Üstelik çok da değiliz. 7'şer 11'er ya da 13'er saysanız hep 2 artarız. Oysa 10'ar onar on’ ar saysanız 6 artarız. Çok mu yani?" dedi. Kaç karınca var benim mutfağımda?

Cevap 10 a bölünüp kalan 6 ise, sayımız 6 ile bitiyordur.7, 11,13  ortak katlarına 2 kalanını eklediğimizde sonu 6 olan bir sayı bulmamız gerekecek. 7*1*13=1001 ortak katları1001 + 2 = 1003
2002 + 2 = 2004
3003 + 2 = 3005 
4004 + 2 = 4006  karınca...